Somut soyut, maddi manevi farketmez her konu her iş zaman ve emek ister. Bunu şöyle kısaca ifade etmekte mümküm: Sevmek de çalışmak da emek ve zaman ister! Yaradan öyle kodlamış tabiatı, insanı, tüm evreni...Emek etmeden olmadığı gibi zaman vermeden de olmamaktadır.
Sanırım zaman ve emek o olgunun oluşmasında tabiatın ihtiyaç duyduğu nedeni sebebi ortaya koymaktadır. Yalnızca Yaratan için bu iki kavram anlamsızdır; yalnızca Yaratan Allah "Ol" deyince olur gerisi tüm canlılar, insanlık ve evren için zaman ve emeğe ihtiyaç duyulur...Bir ipek böceğinin bir sonraki kelebek olarak geçireceği hayat için sürekli beslendiğini ve kozasını örerek hazırlık yaptığını düşününce bir böceğin bile gelişimini tamamlamak için ne kadar zaman ve emek sarfetmek zorunda olduğunu anlarsınız.
Tabiatta hiçbir şey kısır döngü halinde değildir en az tabiatın kendisi kadar bereketli ve verimlidir. Ancak nankör insanın elinin değdiği yerde kısır döngü vardır! Aslında sarfedilen emek kadar almaktır. Ama ne yazık ki, insanın var olduğu yerde bazen sarfedilen emeğin ve zamanın kıymeti de kalmıyor anlamını yitiriyor...
Adaletin terazisi bozuldu mu, zaman ve emek ağır bassa da neticesini almak sonucuna varmak imkansız olabiliyor. Doğru olan hakikat olan, istenilen emeğinizin karşılığını zamanı gelince almaktır. Kaideler bozuldu mu zaman ve emek dengeside bozulur. Tabiat'ın kaidelerine hakim bir sistemi devletin eğitim ve kariyer sistemine çalışma hayatına dahil etmek gerçek anlamda zaman ve emek dengesini koruyabilmek gerekir.
İnsanın tabiata hükmeden değil tabiatın bir parçası olduğunu hatırlatmak gerekirse öğretmek gerekiyor...O zaman herkes için hayat daha adil olacaktır!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder