Bazen "Bardağı taşıran son damlaydı." deriz ya aynen öyle...Aşırılıkların hiçbiri; bir damlası bile kabul edilebilir değildir, bazen...İyi de bunu ifade edebilmek için neden hep son damlayı bekleriz?! Neden hep müsamaha gösteririz?
Bu soruların iki cevabı olabilir...Birincisi sükut ikrardan gelir dolayısıyla bizde o son damlaya kadar olup biteni ne varsa onaylamışızdır da ondan, ikincisi de nezaketen veya sevdiğimizden karşımızdakini kırmamak adına kabullenmiş olmamızdan. Ama hep böyle mi devam etmeli bir yerde patlak verdi mi herşey tepe taklak olur diye ya da olmasın artık ipin ucu kaçmasın diye noktayı koymak sınırı çizmek gerekecektir, elbette...İşte o zaman bu bardağı taşıran son damla deyip bir dur çekiyoruz hayata sevdiklerimize geçmişe geleceğe ait ne varsa belki de bütün düşlere düşüncelere...
Aslında bu böyle olmamalı ama bu, çoğumuzun yaşadığı içinden geçtiği bir süreç olabiliyor. Bu biraz yetiştirilme tarzımızdan aldığımız eğitimden toplum olarak nasıl yaşadığımızdan yaşatılmak istediğimizden kaynaklanıyor. Dolayısıyla, biraz düşününce bunun cehalet ile bilgisizlikle, deneyimsizlikle ilgili olmadığını anlayabiliyorum. Öyle çok başına buyruk dediğim insanlardan değilseniz toplumda öyle yaşamıyorsanız neticede bu oluyor ne yazık ki! Bu biraz karakterle ilgili diyebilirim.
Peki olması gereken ne? Olması gereken sıcağı sıcağına birikmeden biriktirmeden vakt-i son olmadan özgürce ifade edebilmek, hayır diyebilmek, fikrinizi karşı da olsa beyan edebilmektir. Bunun için biraz konuşabilmek konuşabilen bir toplum olmak gerekiyor. Sonuna kadar gittiği yere kadar müsamaha göstermek yanlış sağlıksız olan bir iletişimin neticesidir ve çoğunlukla da hayal kırıklığı ve hüsranla sonuçlanır.
Gerçek ve sağlıklı iletişim birinin susup diğerinin dinlediği değil karşılıklı görüş alışverişinde bulunularak yapılan iletişimdir. Ancak böyle iletişime sahip insanlar özgür kendini ifade eden, tartışan, üreten, vizyon sahibi ve geleceğe yön verebilen toplumları doğurur.
Demokrasi demokrasi diyoruz ancak demokrasinin herkesin özgür olduğu bir toplum olmadığını ancak herkesin özgürce iletişim kurabildiği bir toplum demek olduğunu unutuyoruz...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder