Menu

Fedakarlık Mı İyilik Mi?!

Hepimizin zaman zaman ihtiyaç duyduğu bir sevgi ve şefkat gösterisi değil midir, fedakarlık?! Öyledir seven insan ancak fedakarlıkta bulunur! Yeri ve zamanı tam ihtiyaç hasıl olduğu andır yoksa yapılan fedakarlık pek bir şey ifade etmeyebilir. Toplumumuzda çok alışagelmiş bir kavram olan fedakarlığı annelerle kadınlarımızla özdeşleştirme durumumuz vardır. Hep analar cefakar ve fedakardır, özverilidir; yemez yedirir giymez giydirir gibi...


Sevgiyle yapılan emeğin veya bir iyiliğin, ancak kıymeti vardır elbette...Sevgi olmadan başa kakılan hiç bir fedakarlık gerçekten yerini bulmaz. Ancak sadece ailenin birbirine yapabildiği fedakarlığı toplumda diğer insanlardan beklemekte yanlış olur. Fedakarlık sözlükte "kişinin kendi isteklerini ve beklentilerini bir kenara koyarak başkalarının iyiliği ve mutluluğu için emek vermesi ve yardım etmesi" anlamına gelmektedir. Demek ki karşılıksız yapılan bir iyilik ve özveri söz konusudur, burada ve eldeki imkanlar doğrultusunda yapabildiğiniz sürece bir problem yok; ancak imkanlar el vermediğinde ise insanı üzen durumlar ortaya çıkabiliyor!


Sevdiklerimiz için fedakarlık yapma konusunun önemli olduğunu bir tarafa bırakırsak, son yirmi yıldır toplum olarak birilerinin fedakarlıklarına, iyiliğine ve yardımlarına muhtaç hale geldiğimizi, bu şekilde yaşadığımızı farkına varmamız gerekiyor artık; sistem toplumu birbirine yardım etmeye muhtaç olan bir toplum haline getirdi. Bu hem iyi bir şey hem de kötü yokluğun olmadığı durumda iyi bir şey ama varlığın olmaması gerçek anlamda varlığın olmaması ise kötü!


Bugün sosyal medyada yaptığı iyilikten kazanç sağlayan medya fenomenlerinin olduğunu görürsünüz, bunu ayıplamıyor veya yermiyorum kesinlikle yanlış anlaşılmasın! Devletin yapamadığını halkın içinden bireylerin yapması hem takdire değer bir o kadar da üzücü...Bir iki yardımla on veya yüz insanla koca ülkeye koca bir topluma koca bir dünyaya yetebilmek mümkün değildir...Böyle toplumsal ihtiyaçların üstesinden ancak sistemlerin kendisi ve devletler gelebilir. Bunu da başarmış toplumunun ihtiyaçlarının üstesinden gelebilmiş ülkelere gelişmiş ülkeler denir!


Umarım ülkemizde yaşama kalitesi ve seviyesiyle gelişmiş ülkelerin arasına girebilmeyi başarır; ikinci dünya savaşında harap ve bitap düşmüş ülkeler bunu başarmışken bizim ülke olarak bir asırdır başamamış olmamız üzücüdür!  


Suzan Güzel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder